ÇANAKKALE MUHAREBELERİNİN GİZLİ KAHRAMANLARI

UNUTULMUŞ BİR MARŞ

KUMKALE MARŞI

Prof.Dr.Zerrin GÜNAL

[ marşı dinlemek için buraya tıklayınız ]

 

Şerif Güralp1, I. Dünya savaşında Osmanlı cephelerinde kendi deyimiyle “Bulgar topraklarından Süveyş’e kadar olan geniş sahada on sene at oynatmış bir ihtiyar gazi “; Onun 1957 ‘de basılmış olan anılarını içeren bir kitabı elimize geçtiğinde Kumkale Muharebesiyle ilgili anıları ilgimizi çekti. Şerif Güralp, Kumkale muharebesinin bilançosunu şöyle değerlendirilmektedir: “ Düşman, birçok silah, cephane ve ölü bırakarak çekilip gitmişti. İngiliz ve Fransızlar Kumkale’ye yapılan çıkarmanın gösteriş mahiyetinde olduğunu ilan etmişlerdi. Bu, belki doğruydu. Ama Kumkale ve Yenişehir köyünü işgal edebilselerdi, Anadolu yakasındaki kuvvetlerimizi istediğimiz zaman Rumeli yakasına geçirip İngilizlere darbe vurmamıza mâni olurlardı. Anadolu tarafında daha çok kuvvetlerimizi bağlamış olurlardı. Bizim şehit, yaralı subay ve er mevcudu 1500’ü geçer. 500 ağır yaralımız var”2

Gerçekten de 25-26 Nisan 1915 günlerinde cereyan eden Kumkale muharebesi, Türk birliklerinin sokak sokak Kumkale’yi savunması, gece karanlığında süngüyle mücadelesiyle Kazanılmıştır.Bu mücadele sonucunda resmî zaiyat: 45 subay, 1690 er olmak üzere 1735 ‘dir. Fransızların zaiyatı ise toplam 786 idi.3

Şerif Güralp, Kumkale’de yaşadıklarını anlatırken Kumkale Marşından da bahseder. “Bazı günler radyo başında zevkle dinlediğimiz Kumkale Marşı; bu muharebenin musiki ile ifadesidir. Lakin aslından bazı kısımlar kaldırılmış. Kumkale muharebesinden 48 saat sonra tümenin musiki öğretmeni merhum Teğmen İbrahim tarafından notaya alınan bu marşın aslında;

- Davul tarafından şiddetli top sesleri taklit edilir,

- Hücum borusu çalınca ,

- Trampetler makineli tüfek ateşi yaparken mızıka efradı hep birden Allah, Allah, Allah diye bağırır,

- Bundan sonra marş devam eder ve bu hal , iki defa tekrarlanırdı.

Bu marşı dinlediğimiz zaman tümen komutanıyla beraber hepimiz kendimizden geçmiştik. Şimdi, radyo başında dinlerken yine bir anda kırk yıl gençleşir ve dinçleşirim”4

 

Kumkale marşının bestecisi İbrahim Mehmet Ali (1874?- 1936), Şumnu göçmenlerindendir. İbrahim Muharrem veya İbrahim Ethem adlarını da kullanmıştır. Tophane müşiri Zeki Paşa’nın askeri mektepler nâzırı olduğu sırada 1891’de kurulan Tophane mızıkasında yetişmiştir. Tophane bandosu 1909 yılında kaldırılmıştır. Burada yetişen İbrahim Ethem, Işkodra, Üsküp, Selanik, Manastır, Piriştine ve Kaçanik taraflarında müzik öğretmenliği yapmıştır. O sıralarda yazdığı Arnavutluk potporisi ve Kaçanik Marşı ün kazanmıştır. Esas sazı Korno olup, piyano da çalışmıştır. Askeri bandoların ıslahı için çok emek harcayan Teğmen İbrahim Ethem, I.Dünya savaşı’nda esir düşerek Mısır esir karargahına götürülmüş, esaretten sonra yurda dönerek, Kurtuluş Savaşı’nda da takdir kazanmıştır. Teğmen İbrahim Ethem, 1936 yılında Eskişehir’de vefat etmiştir.5

 

 

 

 

 

 

Günümüzde Tarihçi, tarihi bir hafıza bilgisi olmaktan öte, olayları sebep-sonuç ilişkileriyle objektif bir bakış açısıyla değerlendirmeye çalışır. Dayanağı yazılı kaynaklar, kitaplar, arşiv belgeleridir. İnsanlığa ait maddi hatıralardır. Tarih, bir bakıma insanlığın hafızasını elinde tutar, günlük hayatın içinde yaşanan acıları unuturuz, zaman içinde üstü küllenir. Millet olarak bu topraklarda yaşadıklarımızın üstü son 35-40 yıldır epeyce küllenmiş görünüyor ki, 1967’lere kadar radyolarımızda çalınan marş unutulup gidiyor. Oysa, unutmak, hafıza yükümlüğünü yok etmek, farklı bir zamanda farklı bir mekanda her şeyin yeniden yaşanabileceği gerçeğini de unutmak olur.

 

________________________________________________________________________________

1 Yahudiler Filistin’e Nasıl Döndü? , Doğan Güneş yay.No: 14, İstanbul tarihsiz (1957?), s.

2 A.g.e., s.26-27.

3 Kumkale Muharebeleri hakkında geniş bilgi için bkz. Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi, V.cilt, Çanakkale Cephesi, 2.kitap,    (Amfibi Harekât), T.C.Genel kurmay Harp Tarihi Başkanlığı Harp Tarihi Yayınları, Seri No:3, Ankara 1978, s.39-90.

4 A.g.e.,s.28.

5 Ethem Üngör, Türk Marşları, Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü Yay.11, seri IV- sayı:A3, Ankara 1966, s.136-137.