NUSRAT MAYIN GEMİSİ
NUSRAT NASIL
BİR GEMİYDİ?
Nusrat Mayın Gemisi, 1912 yılında Almanya’nın Kiel şehrinde Germenia tezgahlarında inşa ettirilmiştir. Eni: 7,4 m. Boyu: 40m. Çektiği su: 2 m. Sürati: 15 mildir. Bu tekne dar alanlarda kolayca manevra yapabiliyor ve az su çektiğinden mayın alanları üzerinde güvenle dolaşabiliyordu. Gemi 3 eylül 1914’te Çanakkale’ye getirildi.
Hafız Nazmi
Bey:
Balkan
Savaşı’ndan sonra Çanakkale Boğazı Mayın Grup Komutanlığına ve klavuzluğa
atanmıştır. Balkan Savaşı’nda bir iki düşman gemisi batırmakla da ün yapmıştır.
18 Mart 1915 tarihinde kazanılan başarıda büyük pay sahibi olan Hafiz Nazmi
binbaşılıktan emekli olmuştur. Son günlerine kadar denizden ayrılamayan Binbaşı
Nazmi Akpınar 65 yaşındayken 5 mayıs 1940 günü hayata gözlerini yummuştur.
Tophaneli Hakkı Kaptan: Nusrat Mayın Gemisi komutanıdır. Bu önemli görevden iki gün önce kalp krizi geçirdiği halde, bu tarihi görevi Hafız Nazmi Beyle paylaşmak istemiş hayatından fedakarlık ederek onunla birlikte ve Nusrat’ın komutanı sıfatı ile göreve çıkmıştır. Mayınları döşedikten sonra geri dönüş esnasında düşman gemilerinin projektörlerle denizi taraması sırasında Nusrat’ın görülebileceği endişesi ve üzüntüsüne dayanamayıp yeni bir kalp krizi ile Çanakkale’ye dönmeden şehit olmuştur. Diğer Nusrat personeli: Güverte Yüzbaşısı Hüseyin, Önyüzbaşı Çarkçı Ali, İkinci Çarkçı Ahmet, Üçüncü Çarkçı Yüzbaşı Hasan, Elektrik Zabiti Mülazım Hasan, Top Zabiti Mülazım Kadri Bey ve elli dört Nefer.
6 Mart gecesi Cevat Bey, Mayın Grup Komutanı
Hafız Nazmi Bey’e “Oğlum! Sana çok önemli bir görev veriyorum. Vatanın selameti
bu görevin başarıyla yerine getirilmesine bağlıdır. Yarın akşam, Nusratın son
yirmi altı mayınını şu gördüğün karanlık limanda kıyıya paralel olarak
dökeceksin. Düşman hareketinizi seçer, size saldırıya kalkışırsa kıyı
toplarımız önceden aldıkları talimata uygun olarak hareket edecek ve sizi
himaye ateşiyle koruyacaktır. Kendinizi göstermemeye çaba harcayın. Allah
yardımcınız olsun”.
Mayınların kıyıya paralel dökülmesi ve
mahalin karanlık liman olarak seçilmesi son derece dahiyane bir fikirdi. Düşman
gemileri boğaza giriyorlar, görevlerini tamamlayan zırhlı arkadakilerin
yollarına engel olmamak için Karanlık liman’ da dönüş yapıyorlardı. Nusrat’ın
dökeceği mayınlar kıyıya paralel olup manevra hattına dik olarak
yerleştirilecekti.
Nusdatın, büyük bir kahramanlıkla karanlık bir gecede, Karanlık
Liman'ın, kapkara sularına serptiği bu mayınlar, Osmanlı Bahriyesi'nin elinde
mevcut son mayınlardı.
7 Mart’ı 8’e bağlayan gece yarısı Nusrat
Çanakkale’den demir aldı. Gemide sessizlik hakimdi. Tüm ışıklar söndürülmüştü.
Gemi Karanlık Liman’a yol aldı. Düşman projektörleri denizi tarıyordu. Anadolu
yakasındaki Akyarlar’a birer birer sessiz bir şekilde mayınlar bırakılmaya
başlandı. Birkaç dakikada tüm mayınlar planlandığı gibi sulara indi. Geri dönüş
esnasında düşman devriyelerinin Nusrat’a doğru projektör yakması tüm gemi
personelinin yüreğini ağzına getirmişti. O an bir mucize gerçekleşti. Nusrat’i korumakla
görevli Türk devriyelerinin projektörleri Nusrat’ı düşmana karşı karambole
getirdi. Bu ışık kavgası esnasında sessizce Çanakkale’ye yol alan Nusrat Mayın
Gemisi görevini tamamlamıştı. Ancak gemi komutanı Hakkı Bey daha öncede
bahsedildiği gibi Çanakkale’ye dönmeden şehit düştü.
Mayınların döşenmesinden on gün sonra düşman saldırıya geçmişti. İkmal için geri dönene gemiler onları bekleyen sürpriz’den habersizdiler. Ardı ardına patlamalar meydana gelmeye başladı. 7-8 Mart gecesinde dökülmüş, tüm taramalara rağmen fark edilememiş mayınlar sayesinde savaşın kaderi değişmişti. İlk olarak 639 kişilik mürettebatıyla Bouve adlı zırhlı battı. Ardından İnflexible ve Bolva sulara gömüldüler. İngilizler 18 Mart günü meydana gelen bu talihsizliğin mağlubiyetin acısını son taramasını yaptıktan sonra mayın yoktur raporunu veren pilottan çıkardılar.
İngiliz General Oglander’in
“Çanakkale-Gelibolu Askeri Harekatı” adlı eserinin 1. cildinde: “Pek uygun
başlamış olan gün bu meçhul mayın hattının olağan üstü ve ortalığı kırıp
geçiren başarısı yüzünden, tam bir başarısızlıkla sona erdi. Bu yirmi mayının
seferin talihi üzerindeki etkisi ölçülemez.”
Bahriye Nazırı Winston Chuchill 1930’da
“Revue de Paris” dergisinde olayı şöyle yorumlamıştır: “Birinci Dünya Harbi’nde
bu kadar insanın ölmesine harbin ağır masraflara maal olmasına, denizlerde onca
ticaret ve savaş gemisinin batmasına başlıca neden, Türkler tarafından bir gece
önce atılan o incecik çelik halat ucunda sallanan yirmi altı adet mayındır.”
"Nusret'in gizlice döktüğü bu 26 demir kap, savaşın devamı ve dünyanın geleceği bakımdan, diğer tüm çabalardan daha tam ve daha kesin sonuçtu. Hedeflere varmak içindi. Bu engel, İngilizler tarafından başarıyla başlatılmış olan Çanakkale Operasyonunun durduran bir çok psikolojik karışıklıklar doğurdu . Yanlız başına bu mayın engelidir ki Türkiye'yi bir yenilgiden kurtardı ve savaşı uzattı."
NUSRAT
MAYIN GEMİSİ’NİN AKIBETİ
Şuan Mersin İl Kültür Müdürlüğü, Nusrat Mayın
Gemisi’ni aynen Yavuz ve Midilli gemileri gibi “jilet” yapmak istemektedir
Enzar Töre’nin www.canakkale.org/nusrat.shtml
adresinde gördüğüm konuyla ilgili yazısını aktarmak istiyorum. Yazının başlığı
“Çanakkale Nusratı’nı Bekliyor.”
Kalkınmanın Temel taşı ülkesini seven
insanların çokluğudur. Ülkeyi sevmenin temelinde ülkenin geçmişini bilmek
yatar.
Eğer tarihinizi bilmiyorsanız neyi, niçin seveceğinizi bilemezsiniz. Seviyorum
derseniz bu anlamsız bir sevmedir. Türkiye’yi seviyorum diyorsanız, önce
tarihinizi bileceksiniz, tarihinize sahip çıkacaksınız. Bunu yapmıyorsanız en
azında ülkenizi sevmiyorsunuz demektir. Çanakkale Savaşları Dünya üzerinde bir
dönüm noktasıdır.
Balkan harbi ile başlayan yenilgiler zinciri
ile ülkemizin artık elden gittiği yapacak hiç bir şey olmadığı şeklindeki
karamsarlık ve yıkıntıyı ortadan kaldırmış ve Türkün bir muhaberede
yenilebileceği ama hiç bir zaman yok edilemeyeceği tekrar ispatlanmıştır. En
zayıf sanıldığımız bu anda dünyanın en son teknolojileri ile donatılmış
ordularını dize getirmiş vatanını savunmuştur. Bugün Orduların varlık sebebi
savaşmaktan ziyade caydırıcılıktır. Bu nedenle ordular gerçek güçlerini
saklarlar. Önemli olan düşmanın elinizdeki gücü bilip sizden çekinmesi değil,
bilmeyerek çekinmesidir. Eğer elinizdeki gücü bilirse ona göre hazırlık
yapabilir. Ancak bilemezse her zaman için tereddüt içinde olacaktır. Çanakkale
Savaşları bu yönden de önem taşır. Bu büyük savaş, tarihimizde Türk'ün her
zaman savaşa hazır olduğunu ve hiç bir zaman güçsüz sanılarak ona
saldırılamayacağını göstermiştir. Bu kanaati sağlayan bugünkü ordumuzun gücü
kadar tarihimizin bu altın sayfasıdır. İşte bu altın sayfanın yazarı bugün
çürüyor. Bu çürümeyi durdurmanın bedeli bugün için savunmaya harcadığımız en
küçük bir yeni teknoloji silahtan bile çok daha azdır. Halbuki Nusret
anılardaki varlığı ile bu modern silahların yapabileceğinden çok daha fazlasını
geçmişte yaptığı gibi bugün de yapıyor. Yeter ki var olsun yeter ki insanlar
onu ve hikayesini öğrensinler.
Ey Türk Devleti ! Türk milleti !
Tarihinin bu eşsiz kahramanını çürümeye mi terkettin. Eğer bunu yaparsan sen,
bugünkü nesil ona layık değilsin. Ve bunun bedelini çok daha ağır ödeyeceksin
demektir. Nusrat çiçeklerle bezeli olarak boğaza açıldığı limanda olmalı. Her
gün onu görmeliyiz göstermeliyiz ve tüm dünya onun bedeninde görmeli ve
anlamalı ki Bu millet en güçsüz sanıldığı anda bile yeterince güçlüdür ve tarih
bunu bilmeyenlerin uğradığı felaketleri anlatır.
Böyle bir kampanya'yı ortaya atıp başlatan
değerli Erol Ercan, yaşadığımız bu toprakları bize emanet eden, bu topraklara
basarken ayaklarımızın belki de bir kaç santim altında kemikleri çürüyen
binlerce vatan evladı dedemiz ninemiz seni şükranla anıyor.
Nusrat jilet olmayacak. Olamayacak. Buna kimsenin gücü yetmez. Ancak çürütmeye
gücü yetiyor.
Bu kampanyayı gören herkes sayfasına link yapmalı. Çürümesine müsaade
etmemeliyiz. -Enzar TÖRE
Evet. Nusrat Mayın Gemisi 2001 yılı
itibarıyla Mersin’nde çürümeye terkedilmiştir. Batmaması için duyarlı insanlar
tarafından içindeki su boşaltılmaktadır. Akıbetinin layık olduğu gibi olması
için yardıma muhtaçtır.
KAYNAKLAR
1.
Erol
MÜTERCİMLER, Destanlaşan Gemiler, Kastaş, 1912-1922 Türk Savaşları Belgeseli.
2.
Eski
Muharipler Dergisi Şubat-Mart, 1965.
3.
Kemalizm
D. Mart- 1979
4.
Kemalizm
D. Mart-1981 (Çanakkale ve Mehmetçik sayısı)
5.
General
I. Lan HAMİLTON, İstanbul Gelibolu Günlüğü, Hürriyet Yayınları, İstanbul, 1972.
6.
Prof.
Dr. İsmail KAYABALI, Çanakkale Savaşları 1915, Ankara, !975
7.
http://www.canakkale.org/nusrat.shtml
8. http://www.canakkale.gen.tr/bilinmeyenler/b9.html
AYŞEGÜL İNANÇ