(1876-1950)
1.MUSTAFA FEVZİ ÇAKMAK’IN AİLESİ VE ÖĞRENİM
HAYATI
Fevzi Çakmak’a; Fevzi Paşa, Müşir Fevzi yada Mareşal Çakmak da denir. Cumhuriyet Ordularının iki mareşalinden –ötekisi Atatürk - biridir. Mustafa Fevzi Çakmak, 1876 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası Çakmakoğullarından, Tophane kâtiplerinden Ali Sırrı Efendi; annesi ise Varnalı Hacı Bekir Efendi’nin kızı olan Hesna Hanımdır. Fevzi Çakmak’ın babası Ali Sırrı Efendi, albay rütbesiyle Medine’de bulunduğu dönemde ölmüş ve Medine’ye gömülmüştür. Ali Sırrı Efendi ile Hesna Hanımın biri kız ve üçü erkek olmak üzere dört çocukları olmuştur. Osmanlı Ordularında topçu albayı olan Ali Sırrı Efendi, çocuklarını asker yapmayı istemekteydi. Nitekim erkek kardeşleri de Fevzi Çakmak gibi asker olmuş fakat kardeşlerinden Muhtar bey 1912 Balkan Savaşı’nda, Nazif Bey Çanakkale Savaşında ve en küçük kardeşi olan Sami Bey ise askeri ortaokula devam ettiği sırada genç yaşta vefat etmişlerdir.
Mustafa Fevzi, öğrenim hayatına beş yaşındayken İstanbul’da Sadık Hoca Mahalle Mektebi’ne yazılarak başlamıştır. Mahalle Mektebi’ndeki iki yıllık öğreniminin ardından Sarıyer’deki Hayriye Mektebine devam etti. Mustafa Fevzi on yaşına geldiğinde, Rüştiye Mektebi ’ne yazılarak orta öğrenimine başladı. Bu okuldaki bir yıllık öğrenim ardından Soğuk Çeşme Askeri Rüşdiyesi ’ne yazıldı ve 1890 yılında Kuleli Askeri İdadisine girdi. Bu okuldan 1893 yılında mezun olan Mustafa Fevzi 29 Haziran 1893 tarihine Pangaltı Harbiye Mektebi ’ne kaydoldu. 28 Ocak 1896 tarihinde Erkan-ı Harb (kurmay) sınıfına ayrılarak; Harb Okulunu başarıyla tamamladıktan sonra 25 Aralık 1898 tarihinde Harb Akademisi’nden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun olup, orduya katıldı.
2.
FEVZİ ÇAKMAK’IN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ FAALİYETLERİ
Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle orduya katılan Fevzi Bey’in ilk görev yeri; 25 Aralık 1898’de atandığı Erkân-ı Harbiye Dairesi (Genelkurmay) IV. Şube idi. Bu görevin arkasından 11 Nisan 1899’da Rumeli’ye gönderilerek Metroviça’daki XVIII. Fırka Kurmaylığı’nda görevlendirildi.XVIII. Fırka Kurmaylığı görevi ile Arnavutluk’a gelen Fevzi Bey’in ilk işi bölgeyi iyice tanıyıp kendisine verilen görevi eksiksiz yerine getirebilmek için çalışmalara ve hazırlıklara başlamak oldu. Fevzi Bey yüzbaşı rütbesinde gönderildiği Rumeli’de, 14 sene sürekli olarak kalarak 6 Şubat 1901’de Kolağası, 20 Nisan 1902’ de Binbaşı, 19 Temmuz 1906’da Kaymakam (Yarbay) ve nihayet 17 Aralık 1907’de Miralay (Albay) rütbesine yükseldi. Fevzi Bey, 29 Aralık 1908’de Kosova’ya bağlı Taşlıca Mutasarrıfı ve Nizamiye 35. Liva (Tugay) K.’ lığına atandı. 1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanında sonra 7 Ağustos 1909’da çıkarılan Tasviye-i Rütbe-i Askeriye Kanunu ile Fevzi Bey’in rütbesi Miralaylıktan, 19 Ağustos 1909’da Binbaşılığa indirildi. 19 Ocak 1910 tarihinde Fevzi Bey’in rütbesi Tugay K.’ lığına yeterli gelmeyince ordu açığına alındı. Fakat 27 Nisan 1910 yılında Taşlıca Mutasarrıflığı uhdesinde kalmak üzere Müretteb Kosova Kolordusu Karargâhı’nda görevlendirildi. Bu görevden sonra Fevzi Bey, 3 Haziran 1910’da Mürettep Kosova Kor. Kurmay Başkanlığı’na atandı ve 29 Eylül 1910 yılında Binbaşılığa indirilen rütbesi yeniden Kaymakamlığa (Yarbay) yükseltildi. Fevzi Bey kaymakam rütbesiyle, 15 Ocak 1911 tarihinde Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi V. Şubesi’nde görevlendirildi. Bunu takip eden yıllarda Batı Rumeli’yi özellikle İtalyanlara karşı savunmak amacıyla oluşturulan Garp Ordusu Kurmay Başkanlıgı’na (18 Nisan 1911) ve daha sonra da 6 Ekim 1911’de İpek Mutasarrıflığı’nda görevlendirildi. Fevzi Bey, 19 Ekim 1911’de İstanbul’a dönerek Genelkurmay’daki görevine devam etti. Ayrıca Dahiliye Nazırı Hacı Adil’in başkanlığındaki bir heyetle 11 Şubat 1912’de Rumeli Vilayetleri için (Kosova, Selanik ve Manastır) ittihaz olunan kararın tatbikatına geçmek üzere görevlendirildi.
Fevzi Bey, Balkan Savaşı’nın çıktığı dönemde (3 Temmuz 1912’de) 21. Yakova Nizamiye Fırkası K. Vekilliğine, daha sonra da Balkan Harbi Seferberliği’nin başlangıcında Vardar Ordusu K.’ lığı Harekât Şubesi Müdürlüğü’ne getirildi. Ordu Kurmay Başkanı Albay Halil’in İstanbul’a gitmesi üzerine de 10 Mayıs 1913’ten itibaren Kurmay Başkanlığı’na vekalet eden Fevzi Bey, Rumeli Vilayetleri’ndeki Türk egemenliğini sona erdiren Balkan Harbi’nin sonunda, 22 Haziran 1913 tarihinde İstanbul’a geri döndü. Fevzi Bey, 1913 yılının 6 Kasımı’nda Miralay (Albay) rütbesine terfi etti ve iki sene kıdem zammı alarak 2 Mart 1914 yılında Mirliva (General) rütbesini aldı. Bu dönemden sonra Fevzi Bey, kolordusu ile birlikte Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi’nde görev aldı.
3.
ÇANAKKALE CEPHESİ’NDE FEVZİ ÇAKMAK
Fevzi Paşa, V. Kolordu Komutanı olarak 6 - 13 Ağustos 1915 tarihindeki muharebelere katılmıştır. Düşman Kirte istikametinde yapacağı taarruzlar doğrultusunda Alçıtepe’yi almayı planlıyordu. Fakat Türk direnişi karşısında amacına ulaşamayan düşman çok fazla ilerleyememiştir. 6 Ağustos’ta düşmanın taarruz ettiği Arıburnu - Conkbayırı bölgesine gönderilen VIII. ve IV. Tüm. ile yetinmeyen Vehip Paşa, 9 Ağustos’ta Fevzi Paşa’nın komuta ettiği V. Kor. Komutanlığına bağlı V. ve XIV. Kolorduların son ihtiyatları olan 41. ve 28. Alayları da bu bölgeye gönderdi. Bölgeye gönderilen bu iki alay Conkbayırı’nın düşman eline geçmemesine ve Alb. Mustafa Kemal’in 10 Ağustos tarihinde Conkbayırı taarruzuna yardımcı oldu. Eylül 1915 - 9 Ocak 1916 Mevzi Muharebeleri’nde rahatsızlığı nedeniyle Anafartalar Kurmaylığı’ndan Alb. Mustafa Kemal’in 10 Aralık 1915’te ayrılması üzerine bu göreve Fevzi Paşa getirilmiştir. Bu muharebelerde V. Kolordu Komutanı olarak görev alan Fevzi Bey’in komutasındaki XIII. Tüm. 21 Ekim 1915’te Keşan’a hareket etti. XIV. Tümen ise 12 Ocak 1916’da bölgeden ayrıldı.
Anafartalar Grup Komutanı olarak Eylül - 20 Aralık 1915 Mevzi Muharebeleri Kuzey Grubu’nda bulunan Fevzi Paşa, Alb. Mustafa Kemal’in rahatsızlığı nedeniyle cepheden 16 Aralık 1915’de ayrılması üzerine bu göreve getirildi. Anafartalar Grup Komutanlığına bağlı II. Kor. Kh. ve IV. Tüm. 16 Ekim 1915’te cepheden ayrılarak Keşan’a gönderildi. II. Kor. Kh.’nın bölgeden ayrılması üzerine yerine XVI. Kor. Kh. teşkil edildi. Düşmanın 18 Aralık’ta başlatıp; 20 Aralık gecesi tamamladığı tahliyeden sonra bu bölgedeki birlikler Trakya’ya sevk edildi. Yeni getirilen birliklerden Çanakkale Grup Komutanlığı teşkil edildi. Fevzi Paşa’nın komutasındaki Anafartalar Grup Komutanlığına bağlı Tümenlerin bölgeden ayrılış tarihleri:
XIX. Tüm. 19 Ocak 1916
XV. Tüm.
17 Ocak 1916
XII.
Tüm. 16 Ocak 1916
VII. Tüm.
15 Ocak 1916
XI. Tüm.
9 Ocak 1916
IX. Tüm.
14 Ocak 1916
VIII. Tüm. 13 Ocak 1916
Fevzi Bey, Rus taarruzlarının yoğunlaştığı bir dönemde –19
Nisan 1916 – Doğu Cephesi’ne bağlı III.
Mıntıka K.’ lığına atandı. Daha sonra 7 Eylül 1916’da II.
Kafkas Kor. K. ’lığında görevlendirildi.
Böylece Fevzi Paşa, Ruslara karşı başarılı saldırılarda
bulunarak; Rusların İskenderun ve Basra Körfezlerine inme planlarını
tamamen ortadan kaldırdı.
5 Temmuz 1917’de Diyarbakır’da II.
Ordu K. ‘na atanan Fevzi
Bey Şark Cephesi’nde harekât kısmen normale dönünce önce Suriye’ye
sonrada Sina
ve Filistin
Cephelerine gönderildi. Daha sonra Fevzi Paşa, Kanal Cephesi’nden
saldıran İngilizleri durdurmak üzere Mustafa Kemal’den boşalan
Halep’teki VII.
Ordu K.’na tayin edildi. Bu cephede gösterdiği başarılardan dolayı
Fevzi Bey’in rütbesi 28 Temmuz 1918’de Ferik
(Korgeneral)’liğe yükseltildi. Ancak bir süre sonra Fevzi Bey’in
hastalanması üzerine bu göreve Mustafa Kemal Paşa tayin edildi ve Fevzi Bey
İstanbul’a döndü.
Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra Fevzi Paşa, Ahmet
Tevfik Paşa Kabinesi’nde 24 Aralık 1918’de Erkân-ı
Harbiye-i Umumiye Riyaseti’nde (Genel Kurmay Başkanlığı) görev
almıştır. Ayrıca Fevzi Bey, Mustafa Kemal’in IX. Ordu Müfettişi olarak
Anadolu’ya geçmesini hazırlayanlardan biri olmuştur. Bu dönemde Yunanlıların
bir zırhlısının İzmir’e geldiğini ve bazı askerlerin karaya çıktığını
haber alan Fevzi Bey, karaya çıkacak askerlere ateş edilmesi emrini vermesi
nedeniyle; işgalci devletlerin ve özellikle İngilizlerin hükümete yaptıkları
baskı sonucu 14 Mayıs 1919’da görevinden azlettirildi. 28 Nisan 1919’da
Rumeli’ye giden Heyet-i
Nasiha içerisinde bulundu. Daha sonra 14 Mayıs 1919’da I.
Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne atandı. 3 Kasım 1919’da Meclis-i
Vükela kararlarıyla Sivas’a gitmesi karalaştırılan heyete dahil edildi.
Ancak Fevzi Paşa’nın Milli Mücadeleyi bastırmak ve Mustafa Kemal’i
tutuklatmak üzere geldiği söylentileri Sivas’ta Fevzi Paşa aleyhine bir
hareketin doğmasına neden oldu. Fakat Fevzi Paşa ile görüşen Kâzım
Karabekir onun böyle bir düşüncesi olmadığını anlamıştır.
Fevzi Paşa Sivas’tan döndükten sonra 31 Aralık 1919’da Askerî
Şura Üyeliği’ne atanmıştır. Daha sonra Ali Rıza Paşa ve Salih
Paşa kabinesinde, 3 Şubat 1920 ‘de Harbiye
Nazırı olarak görev aldı. 3 Mart 1920’de Ali Rıza Paşa’nın
istifasıyla açığa alındı ve 8 Mart 1920 tarihinde kurulan Salih Paşa
kabinesinde tekrar Harbiye
Nazırı olarak görevlendirildi. Fakat 8 Nisan 1920’de kabinenin
istifasıyla Fevzi Paşa’nın görevi son buldu. İngilizler, İstanbul’u
resmen işgal edince Fevzi Paşa İstanbul’da yapılacak bir şey kalmadığını
düşünerek 27 Nisan 1920 ‘de gizlice Ankara’ya gitti.
3 Mayıs 1920’de Feke Kazası Belediye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından
TBMM’ne Kozan
Milletvekili olarak girdi. Daha sonra kurulan ilk hükümette
Milli
Müdafaa Vekili, İcra
Vekilleri Heyeti Müşirliğe Başkanlığı
ve Ankara’da kurulan Meclis hükümetinin ilk başkanlığını yaptı. Fevzi
Paşa bu son görevinde iken düzenli ordunun kurulmasında önemli hizmetleri
oldu.
Fevzi Paşa hakkında Divân-ı Harp tarafından 24 Mayıs 1920’de
verilen idam kararı, 27 Mayıs 1920’de pâdişah tarafından onaylandı. II.
İnönü Savaşı’nın kazanılmasından sonra 3 Nisan 1921 ‘de 1.Ferik’liğe
(Orgeneral) terfi eden Fevzi Paşa, İsmet İnönü’nün yerine 5 Ağustos
1921’de Milli
Müdafaa Vekilliği’nden istifa ederek Erkân-ı
Harbiye-i Umumiye Reisliğine getirildi. Fevzi Paşa gerek II. İnönü
gerek daha sonra yapılan Eskişehir-Kütahya, Sakarya ve Başkumandanlık
Meydan Savaşları’nda gösterdiği başarılardan dolayı
rütbesi 31 Ağustos 1922’de, Müşirliğe
(Mareşal) yükseltildi.
Fevzi Paşa, 27 Ekim 1922’de Genel Kurmay Başkanlığı’nın yanı sıra Batı
Cephesi K.’ lığına atandı. Bu dönemden sonra siyasete de atılan
Fevzi Çakmak BMM’nin ikinci döneminde İstanbul
Milletvekili seçildi. Ayrıca yeni İcra Vekilleri Heyeti’nde 14 Ağustos
1923 yılında Erkân-ı
Harbiye-i Umumiye Vekilliği’ne seçilerek; 30 Ekimde
kurulan ilk Cumhuriyet Hükümeti’nde yerini korudu.
Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekilliği’nin kaldırılmasıyla; Erkân-ı
Harbiye-i Umumiye Reisliği’ne atanan Mareşal Fevzi Çakmak 30 Ekim
1924’e kadar askerlik görevinde bulundu. 31 Ekim 1920’de askerlik görevini,
siyasete tercih ederek İstanbul Milletvekilliği’nden istifa etti. Erkân-ı
Harbiye-i Umumiye Reisliği görevini 23 yıl yaptıktan sonra 12 Ocak 1944’de
Askerî ve Mülkî Tekaüt Yasası’na göre Tahdit-i
Sin yani yaş haddinden dolayı emekliye ayrıldı. VIII. Dönemde
TBMM’de Demokrat Parti listesinden bağımsız aday olarak İstanbul
Milletvekili seçildi. 5 Ağustos 1946’da Meclise katılan Fevzi Paşa,
partisinden ayrılarak; 19 Temmuz 1948’de Millet Partisi’nin kurucu üyeleri
arasında yer aldı.
Mareşal Fevzi Çakmak sağlam karakterli, dinine bağlı bir komutandı.
Geniş bir kültüre sahip olan Fevzi Paşa tarih ve edebiyata meraklıydı. İngilizce,
Fransızca, Arapça ve Farsça yanında bazı balkan dillerini de bilmekteydi.
Fevzi Paşa, politikadan hoşlanmadığı gibi ordunun da politikadan uzak
durması için çaba göstermiştir. Fevzi Paşa’nın Harb Akademisi’nde
verdiği konferanslar kitap halinde Garb-i
Rumeli’nin Suret-i
Ziya ve Balkan Harbinde Garp Cephesi Harekâtı adıyla yayımlanmıştır.
Ayrıca Büyük
Harpte Şark Cephesi Harekâtı adlı bir eseri de vardır.